reklam
Bugun...
Yara daha da büyümeden önlem alınmalı! Boşanmaların artması büyük bir tehlikedir
Tarih: 20-05-2019 19:27:00 + -


Son yapılan araştırmalara göre Türkiye’de evlilikler oranları azalırken, boşanma oranlarında ciddi artışlar görülüyor. Yeniakit.com.tr’ye konuşan Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan, “Avrupa kaynaklı akımlar aile yapımızı tehdit ediyor. Evlenme yaşının yükselmesi, buna karşılık boşanmaların artması toplum için önemli bir tehlike işaretidir. Dolayısıyla yara daha da büyümeden sorun çeşitli vesilelerle çözülmelidir.” dedi.

Yara daha da büyümeden önlem alınmalı! Boşanmaların artması büyük bir tehlikedir
reklam

Mehmet Özmen  Ankara

 

Geleneksel Türk aile yapısının kimyasının bozulduğuna dikkat çeken Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan,yeniakit.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu.

 

“Boşanmaların artması toplum için önemli bir tehlike işaretidir”

Genel anlamda boşanmalarda ciddi bir artış, evlenmelerde ise azalma olduğuna dikkat çeken Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan, “Evlenme yaşının yükselmesi, buna karşılık boşanmaların artması toplum için önemli bir tehlike işaretidir. Dolayısıyla yara daha da büyümeden bu durum çeşitli vesilelerle çözülmelidir.” dedi.

 

“Avrupa’dan kaynaklanan akımlar ve yönlendirme çabaları var”

Türkiye’nin daha açık politikalar izlemesiyle birlikte aileyi dışarıdan tehdit eden unsurların da arttığını belirten Arslan, şöyle konuştu:

 

“Daha önce kapalı bir toplum şeklindeyken şimdi açık bir toplumuz. Her türlü insan grubu, türlü fikre, düşünceye sahip olan insanlar toplumumuzun içerisine giriyor. Evlenmeler farklılaşmaya başlıyor. Yine bunların yanında Avrupa’dan kaynaklanan akımlar ve yönlendirme çabaları var. Bu konuda üretilen projeler var. Yani karmaşık bir toplum yapısı dinamik bir halde. Bu durum aile yapısını zorluyor ve tehdit ediyor.”

 

“Stratejik bir anlayışla uzun ve orta vadeli planlar yapılmalı”

“Ailenin mutlaka koruması gerekir.” diyen Arslan, “Bu anlamda sadece haklar değil, görevler de var. Bu devletten anne babaya, çocukların kendilerine, eğitim kurumlarına, dini kurumlara, sivil toplum kurumlarına ait görevler bir bütün olarak yerine getirilmeli, stratejik bir anlayışla uzun vadeli, orta vadeli planlar yaparak konferanslar daha fazla yaygınlaştırılmalı, daha çok araştırmalar yapılmalı ve yaranın küçülmesi için çalışılmalıdır.” diye konuştu.

 

“Herkes kendi odasına çekiliyor, kendi başına buyruk hale geliyor”

“Boşanmalardaki görülen artışların nedeni nedir?” şeklindeki bir soru üzerine ise Arslan, şunları söyledi:

 

“Sosyal bilimlerde bir kural vardır. Bu tür durumlar tek sebeple açıklanamaz. Fakat şu söylenebilir ki; genel anlamda bireyselleşme daha yaygın olmaya başladı. Herkes kendi başına devlet olma noktasına geliyor. Bunu tetikleyen çok yönlü şeyler var. Kanuni düzenlemeler olduğu gibi teknolojinin devreye girmesiyle herkesin elinde bir telefon var. İnternete ve dolayısıyla her türlü bilgiye ve imkâna ulaşmak her an mümkün. Evin içinde ki tamamen tükenmiş değil ama birlikte yemek yeme, Ramazanda olduğu gibi birlikte olma, birbiriyle hemhal olma, birbirimizle paylaşma durumları gittikçe daha azalıyor. Herkes kendi odasına çekiliyor, kendi başına buyruk hale geliyor. Dolayısıyla özellikle genç yaşlarda güç-kuvvet yerinde olduğu için ‘nerde tırak orada bırak’ sözünde olduğu gibi bir durum söz konusu."

 

“İşte boşanmaları tetikleyen sebepler…”

Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tabi kadın, çalışması sonucu ekonomik anlamda kazanımlar elde etmesiyle bir güç kazandığını düşünüyor. Aslında ekonomi eve bir katkı sağlamak açısından güzel bir şey. Fakat bu anlamda herkes sorumluluğu taşımadığı için sıkıştığı anda evden gidebiliyor. Kısacası boşanmanın artmasındaki faktörlere teknolojiyi, kadının ekonomik gelirinin artmasını, medyada boşanmalara teşvik eden programları hatta kasıtlı organizasyon, projeleri, dinden uzaklaşmamızı, dini sorumluluklardan kopmamızı ve bunun karşılığında eğitim sisteminde doğru düzgün bir şey koyamayışımızı, insanları boşlukta kalmasını ekleyebiliriz. Bütün bunları toparladığımız zaman hepsinin boşanmaları tetiklediğini söyleyebiliriz.”



HABER VİDEOSU





Kaynak: TÜRKİYE HABER GRUBU

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrubu.com

Bu haber 300 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ